Take a photo of a barcode or cover
137 reviews for:
The Gitanjali (English): The Nobel prize Winner Book for Literature
Rabindranath Tagore
137 reviews for:
The Gitanjali (English): The Nobel prize Winner Book for Literature
Rabindranath Tagore
mysterious
reflective
slow-paced
Plot or Character Driven:
N/A
Strong character development:
N/A
Loveable characters:
N/A
Diverse cast of characters:
N/A
Flaws of characters a main focus:
N/A
This won the Nobel Prize for a reason. Each poem is incredible. I have to stop and put the book down just to absorb the way he cuts straight to my core with a single line.
Siento que pierde mucho en la traducción. Hermoso, eso sí.
mysterious
reflective
relaxing
medium-paced
reflective
slow-paced
Plot or Character Driven:
N/A
Strong character development:
N/A
Loveable characters:
N/A
Diverse cast of characters:
N/A
Flaws of characters a main focus:
N/A
“Ey sen, hayatımın son tezahürü olan ölüm, benim ölümüm, gel ve fısılda!..
Birbiri üstüne ger gün seni bekledim; ben senin için hayatın neş'e ve ızdıraplarını taşıdım.
Bütün benliğim, malik olduğum her şey, bütün ümidim ve aşkım, her zaman mahremiyetin derinliği içinde sana doğru aktı gözlerinden doğru tek bir bakış geldin, benim hayatım tamamiyle senin olacak.
Çiçekler örüldü ve güvey için çelenk hazırlandı. Düğünden sonra, gelin, evini terk edecek ve efendisiyle gecenin ıssızlığında buluşacak.”
— 91, sf:42
Bence hoş kitaptı.
Numaralandırılmış (103), farklı uzunluklarda metinler bunlar. Tanrı'ya/sevgiliye edilen niyaz ve dua gibi ki zaten birebir Tanrı atfı yoksa sevgiliden başka olamaz diye düşünüyor insan (ki belki gerçek öyledir); doğrudan Tanrı'ya yönelttiği bölümlerin bazıların sonunda da 'Amin' diyesiniz geliyor hatta.
Son derece şiirsel, lirik bir dille dua ettiğinizi, O'u övdüğünüz, kendinizi acz'leştirdiğinizi, O'nunla konuştuğunuzu düşünün. Hiç böyle bir ortamda bulundunuz mu bilemiyorum ama ben pek çok kez bu şekilde edilen dualara amin dedim, tabi bu kadar edebi elbette değil, ama bizim ettiğimiz sıradan dualar gibi de değil. Aynı şey konuşuyormuş gibi davrandığınızda da geçerli. Şunun için diyorum, bana şunu düşündürttü: bu edilen, benim bahsettiğim dualar ve konuşmalar, latifeler tıpkı böyle bir araya getirilse, ve basan bir yayınevi çıksa kaç kişi alıp okur, ve elbette ki sever? Kıymet görür mü?
Israrla ilahi demiyorum çünkü ilahi denince aklıma 'dini sözleri olan göbek attırmalık musiki' geliyor (ilahi iko!). Bahsettiğim şeye en yakın Dursun Ali Erzincan var. Bu niyazlara aşşırı bayılırım, fakat açıp okumuyorum ben de. Kitabı sevgiliye yazılmış sanıp aldım, yoksa bekletebilirdim.
Herhangi bir kültürel yansıma hissetmiyorsunuz. Din sezinlemiyorsunuz, pekala bir hristiyan ya da uçan spagetti canavarına inanan biri de okuyabilir.
Tek şikayetim şu: Ecevit'in çevirmenliğinin siyasi kimliğine bin bastığını söyleyebilirim, harika bir çeviri ancak 'Yaratıcı' için kelime seçişi bence yanlış. Ve kesinlikle birazdan edeceğim laflarda duyar kasmıyorum.
"...sükutun Allahı olan Rabbim, bana..." (39, sf:16)
➡️Rabbi olan Allah olur, Yaratıcı'sı olan Rab olur.
"...parıldadığı vakit, Allahlar gökte bir içtima yaptılar ve..." (78, sf: 36)
➡️Allahlar diye bir şey olamaz mesela.
Bazen Rab, bazen Allah, bazen de Tanrı diye çevirmiş ama bu ayrımı dilin akışına mı neye göre yapmış bi fikrim yok.
Ben çevirilerde tepkilerin 'Allah' diye çevrilmesi taraftarıyım (Aman Allahım, gibi), yani eğer karakter Harlem'de yaşamıyorsa ya da rockçı değilse, çünkü o durumda seslenilen Yaratıcı din kimliğinden soyunup Türk kültüründe yerleşmiş haliyle kalıyor, 'Mevlam büyüktür' gibi. Ama eğer doğrudan Tanrı varsa işin içinde, ister roman olsun ister makale, Tanrı ya da Rab olmalı. Çünkü Allah, İslam'a özgü bir kavram, bir isim (tüm esmaül hüsna ve sıfatların toplamı olan ismi). Tersi gibi düşünün, 'Allahım çok güzel kokuyor!'u tutup 'My Allah, it smells so good!' çevirmez heralde hiçbir çevirmen.
Dediğim gibi duyar kasmıyorum, İslamcılar out. Sadece artık öğrenin şu Yaratıcı'yı çevirme işini.
“... Sır kalbimden taşar. Onlar bana gelip sorarlar, "Bütün söylemek istediklerinin manası nedir?" Nasıl cevap vereceğimi şaşırır, "Ah bunların namazını kim bilebilir ki," derim. Onlar gülümseyip alay ederek giderler. Ve Sen orada mütebessim oturursun.”
— 102, sf:46
Ey sevgili
amin
iko
Nothing to say.
Just brilliant.
Read, feel and fall in love.
Just brilliant.
Read, feel and fall in love.
emotional
inspiring
mysterious
reflective
slow-paced
Plot or Character Driven:
N/A
Strong character development:
N/A
Loveable characters:
N/A
Diverse cast of characters:
N/A
Flaws of characters a main focus:
N/A